Üstün Zekalılara Hitaben Güncel


Güzel bir salı gününden herkese merhaba. Hayatın harika gittiği şu günlerde sizler nasılsınız sayın takipçilerimiz? Şahsen ben çok iyiyim. Geziyorum, eğleniyorum falan. 2 gündür de Zk bizdeydi, YcD44‘ü de alıp beraber gezdik, eğlendik. Güzeldi. Bu arada aramızda kalsın YcD44 tam bir yavvuşak.. Evet neyse geçelim güncelimize. Öncelikle her zamanki gibi bazı konulara değineceğim. İlk olarak üstün zekalı arkadaşlara değinmekle başlayacağım. Bu kişiler bir sik yapmayıp sadece tüketip birde üstüne yarak kürek konuşan üstün zekalı arkadaşlar oluyor. Hepimiz biliyoruz ki onlardan aramızda bolca var. Bir arkadaşım gösterdi; 17 Sai adlı serimizde yapılan çeviriye ve çevirmene hakaret etmiş. O yavşak madem çok biliyor gelsin burada desin ne diyecekse. Öyle gizli saklı gruplarda arkamızdan atıp tutmakla olmaz. Ulan dümdüz çeviriyi ne kadar çok seviyorsunuz siz be.. İstedikleri çeviri stili şöyle bir şey herhalde;

Anlamıyorum ben bu geri zekalıları. Çeviri lan bu kendi dilimize kazandırıyoruz. Bize uyması lazım bunun. Çeviri yapmanın ne demek olduğunu bilmeyen sikik her şeyi geçtim lehçe, şive ve ağız denen şeyleri öğren bari. Mangada liseli yakuza çakması tipler var ve Cem Yılmaz’ın da dediği gibi TDK’vari bir konuşma stili mi yapalım bu adamlara? Adam ana bacı sövecek lanet olsunla mı yetinelim. Bu arkadaşlar lisede sanırım hiç küfür etmemiş olacaklar ki liseli psikopat tipli veletlerin ettiği küfürleri garipsiyorlar. Sik kafalılar.

Cem abiden öğrenin işin doğrusunu siz. Zetman 183‘den birkaç örnek vereyim de orak kürek konuşmadan önce çeviri nasıl yapılır öğrenin…

Çeviri sanat işidir. Her önüne gelen yapamaz.. Smoker’a teşekkürler…..

Çevirinin sanat işi olduğundan bahsettik bari editten de bahsedelim. Edit ise bambaşka bir şeydir. Balona yazıyı yerleştirmekle bitmez iş. Yaptığın seriyi takip edeceksin en başta. Mesela Zetman’dan örnek vereyim. Zetman’ın final bölümü 226. bölüm İngilizce’ye çevrilmemişti. Bizimkilere kalsa hiç takip etmezler, çıkacağı ana kadar beklerlerdi. Sorry guys 🙁 Ama ben aldığımız serileri her zaman el üstünde tuttum ve hep takip ettim. İngilizceye çeviren grupla konuştum meğer editörleri yokmuş. Yardım teklifi götürdüm ve böylelikle hem çeviriyi almış oldum hem de seriyi tamamlamış. http://bato.to/reader#1bd12538010f0c13_2 şunu da şuraya, buraya bırakayım bu arada. Adamlar teşekkür etmeyi biliyor ne de olsa 😛 Bu şekilde birçok serinin önce İngilizce’sini, ardından Türkçe’sini yaptığım çok oldu. Ama bunların hiçbirinden haberiniz yok. Aranızda sadece tüketmeyi bilen yavşaklar var çünkü. Hele dün… Adam Ippo çevirisi gelmiyor diye gidip başka gruba yalvarıyor. Lan gel önce bir sor bize niye çeviri yavaşladı diye. Ama yok, “Hemen başka gruba koşmalı ve nankörlük yapıp onlara yaptırmalıyım!!!” düşünce bu sanırım? Zk’nın HDD’si yanmış ve belki alacak durumu yoktur, bilgisayarını tamir ettiremiyordur. Nereden bilecek bu sik kafalı. Tüketmekten başka işe yaramaz aklı. Çeviri ve Editörlük kadar grubu yönetmek ve ilgilenmekte zordur. Aslında bahsini ettiğim takip etme İngilizcelerini yapma daha çok yöneticiliğe giriyor. Grupla, serilerle ve ekip arkadaşlarınla ilgilenmek önemli bir durum. Mesela ben olsam, benim eskiden beri benle olan, bana güven vermiş bir arkadaşım dururken, ona karşı, kalkıp da başka bir grubu satıp bana gelen bir yavşağı savunmazdım. Bunlar yanlış strateji ve politikalardır. Kısa vadede işini görse de uzun vadede sana zarar verir. Yönetmek zordur o yüzden bazılarına tavsiyem kime destek vereceğinizi akıllıca seçin 🙂 Neyse… Bu kadar yeter! Bu arada edite başladım. 3 bölüm çok sevdiğiniz Liar Game ve 2 bölüm Rookies yaptım. Bunun dışında da Zetman’ın 16. cildi var. Kendime geleyim de daha çok yaparım. Şimdilik bunlarla yetinin. Bunu da geçersek yeni bir seri alacağım gibi. Daha yeni başlamış ve aylık ilerleyen bir seri. Değerlendiriyoruz şu an Smoker ile. Yüksek ihtimalle alacağız ama. Adını haftaya açıklarım biraz merak edin. Benden bu kadar hadi kalın sağlıcakla..

Ben YcD44. Siteyi takip edenler yaptığım serileri bilir. Lafımı kısa keseceğim, yukarda NiTian uzun uzun yazmış. Arada bana yavşak falan demiş. Ayıp etmiş. Neyse, geçen aylarda gene bu çeviriyle alakalı bir kaç mevzudan bahsetmiştik. Orada yazdıklarımdan pek farklı bir şey yazmayacağım. Ancak bu sefer açıklayarak anlatacağım.

Görsellere cevap vere vere gideceğim. Öncelikle söz konusu görselimizi atayım.

Evet. Mevzu bahis görsel bu. Ha bu arada “Olum siz Japon musunuz Türk mü, karar verin.” diyen arkadaşa karşı bir garezim yok. Keza bu çeviriye bu tepki verilmesi lazım. Amacım oydu. Neyse, gelelim yorumlara;

Evet, gayet yerinde bir eleştiri. “Bu tarz çeviriler gerçekten uzak oluyor. Beğenmiyorum.“. Bu cümle gayet kabul edilebilir bir eleştiri. Arkadaşın dediği gibi “Gerçeğe Yakın” çevirelim.

Motomot çevirdik. Bakalım nasıl olmuş. Bir çevirinin iyi olma kriterleri(en azından bizim için);

    1- Atmosferi hissettirecek

    2- Çeviri olduğu anlaşılmayacak

    3- Yerelleştirilmiş olacak

Bu 3 sorunun cevabı motomot çeviri de benim için olumsuz. Çünkü o gergin atmosferi hissedemiyorsunuz, bu da karakterlerle aranızda empati kuramamanıza sebep oluyor.  Cümleleri okuduğunuz zaman aklınızda İngilizceleri canlanıyor yani çeviri olduğu bariz ortada ve kültürel uyumsuzluk had safhada. Son olarak, ülkemizin yankesicileri, cepçileri hiçte “Parayı ver dedim sana” ya da “Döverim seni” gibi cümleler kurmaz. Gayet “Ağzını yüzünü sikerim ver lan o parayı!“, “Ananın amını sikerim senin versene orospunun evladı” ya da “Ağzını yüzünü sikerim senin” gibi cümleler kurarlar. Çünkü bu sokak ağzı. Ne lan bu. 1940’ların Beyoğlu’nda mı geçiyor hikaye? İşte bu tarz sığ çeviri yerelleştirmeden uzak çevirilerdir. Evet, belki bir Japon, yukarıdaki görseldeki cümleleri duyduğu zaman korkar ancak bizim kültürümüzde bir yankesici “Parayı ver dedim sana” derse “Siktir git lan yumoş” diye terslenir. Çünkü maçoluktan ve caydırıcı olmaktan uzak bir cümle.

Devam edelim. Bakalım başka neler denmiş.

1- Yorumu yapan arkadaşı sahneye davet ediyorum. Vakit bulamamak falan hikaye. 8-7 çalışıyorum ve her hafta yurtiçinde seyahatlerim var. Ancak bu beni seri çevirmekten alıkoymuyor. Kısacası senin götüne üretmek zor geliyor. O yüzden elaleme bok atıyorsun. Gördüğün tek sayfa üzerinden bu kadar ciddi bir yorum yapmak oldukça yanlış. Ancak haklı olduğun bir nokta var. Evet, Kılıcım şekil önümden çekil tarzı çok saçma. Hele ki durumun atmosferi öyle değilse. Bu sahnede o tarz bir cıvıklaşma ya da anlamdan saptırma yok. Okuyan olayın ne olduğu gayet iyi anlıyor.

2- Bu elemanın götü beyniyle trans. Görmezden geliyorum.

3- AyhN3N xdxd 

Son olarak. Bir seride karakter tahlili yapılmadan çeviri yapılıyorsa o serinin içine sıçılır. Her karakterin kendine has konuşması vardır. Siz sanıyor musunuz ki o Japonca mangalarda şiveler, ağızlar, lehçeler yok? Tabi ki de var. Ancak hepsi resmi çeviri olsun fan çevirisi olsun İngilizceye çevrildiğinde kayboluyor. Hunter x Hunter‘ın mangasındaki bir sahnede telefonun diğer ucundaki karakterin kimliğini sadece konuşma tarzından öğrenilmişti. Ancak seri İngilizceye çevrilirken aradaki Ağız kaybolmuş ve seriyi İngilizce’den okuyan kişi telefondakinin kim olduğunu ancak sonraki bölümlerde öğrenebilmişti. Bu arada HxH takipçisi olmadığım için karakterlerin isimlerini unuttum. Bu bahsettiğim olayı seriyi takip edenler mutlaka anlayacaktır. Tıpkı bu vermiş olduğum örnekte olduğu gibi bu tarz olaylar sık karşılaşılan şeyler. Dolayısıyla karakterlerin Türkçe çevirilerde şiveli konuşturulması, bozuk Türkçe konuşturulması veya “Ağabey” yerine “Abi“, “Oğlum” yerine “Olm” demesi gayet normaldir. Özellikle de karakterler lise talebesi ise. Sadece lise zamanlarındaki konuşma tarzınızı hatırlayın. Demek istediğimi anlayacaksınız.

Çok uzun bir yazı oldu ama umarım herkesin kafasındaki soru işaretleri cevaplanmıştır. Hala kafasında soru işareti olan varsa onun ben kafasını sikeyim. 

Hadi eyv…
(Bu “hadi eyv…” lafıda SadScanstan takıldı ağzıma. Allah kahretmesin 😀 İnş. gizli ganimet gif huyu bulaşmaz.)

Gelelim menümüze bir de bana derler çok yazıyorsun diye, ne konuştunuz be arkadaş 😀 Neyse bugünki bölümlerimize gelecek olursak Ölüm Bizi Ayırana Dek de 2 bölüm vererek 6. cilte başlamış bulunmaktayız. Vollıs yine formunda. Daha da artıracaktır bölüm adedini.  Onun dışında Rookies’dan da 2 bölüm vererek 9. cilde devam ediyoruz. Ve çok beklediğiniz yukarıda da bahsedilen Liar Game’den 3 bölüm veriyoruz. Smoker çevirip ve NiTian’da editleyeceğinden dolayı kısa sürede bitecek bu lanet. Onun dışında Zetman’da NiTian’ın özverisi ile bir cilt veriyoruz gerçi arada bir tane de bana kitledi ya 😀 Böylece Zetman’da tam gaz sona doğru gidiyoruz. Son 4 cildi kaldı. Haftayı tamı tamına 13 bölüm vererek kapatıyoruz. Tabi bu NiTian’ın sayesinde. Bölümleri afiyetle okuyun. Haftaya görüşmek üzere demek isterdim fakat finallerden dolayı dükkan haftaya kapalı. Duyurulur. Bir sonraki hafta görüşmek üzere… 

Bu haftanın kapanışı yine favorim Haluk Levent. Tombe kaçar.

Liar Game: 180-182 Online Oku  

(Çeviri: Aan’Allain / Edit: NiTian ErXing)

Ölüm Bizi Ayırana Dek: 41-42 Online Oku 

(Çeviri: Smoker / Edit: Vollıs)

Rookies: 81-82 Online Oku  

(Çeviri: YcD44 / Edit: NiTian ErXing)

Zetman: Cilt-16 Online Oku  

(Çeviri: Smoker / Edit: NiTian ErXing, Tombe)

Yorumlar

Loading Disqus Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir